Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » GÜNCELER » BÜYÜK ANADOLU YÜRÜYÜŞÜ – DOĞU AKDENİZ KERVANI / Selma Akar

Direniş Çukuru

22 Mayıs 2011 Gece geç saatlere kadar polisin daha ne kadar burada kalacağımızı soran ve dağılmamızı isteyen yaklaşımına ‘Direniş Çukuru’nda oturmaya devam ederek’ cevap verdik. Çadırları çukurun içine kurduk. Polisin çadır kurmamızı engellemeye çalışması hatta çadırlarımızdan birini kırması karşısında çadırları çekmeyeceğimizi yineledik. Bizde zorla yapılan hiçbir edim yoktu. Biz sevgiyle, saygıyla yapıyorduk ne yapıyorsak. Yürüme [...]

21 Mayıs 2011 Tavşançalı’dakine benzer bir toplanma Gölbaşı’nda çoğalarak devam etti. Starpet’in bahçesinde yuvarlak bir şekilde konumlandırılan insanlardan kimi sandalyelerde, kimi yerde, kimi de ayaktaydı. Gerilim burada da devam etti. Konuşulmayanların, söylenmeyenlerin arkasındaki şey burada da insanların arasında dolaştı durdu. Üzerinde anlaşılamayan konu kimi grupların ertesi gün önceden belirlenmiş ve duyurulmuş Ankara Kurtuluş Parkı’nda saat [...]

Devamı…

Kervanlar Buluşuyor

1 Yorum

16 Mayıs 2011 Uzun upuzun bir yemek masasıydı etrafında toplandığımız. Yemekler uzun bir süre masadaydı, insanlar da. Ben bir çorba içip kalktım, dışarıda açık havada bir çay içmek daha iyi gelecekti. Antalya’dan Emel vardı yanımda. İşini gücünü bırakıp gelmişti, benim de çorbada tuzum bulunsun, bir katkım olsun diyerek. Onunla olmak güzeldi. Dostluğu güzeldi. İnsanlar güzeldi, [...]

Devamı…

15 Mayıs 2011 Gece Güney Ege Kervanı katılmış bize. Arkadaşlardan bazıları bizi misafir eden otelde konaklamış, bazıları da çadır kurmuş atlarının yanına. Sabah buluştuk. Berkay, Ayşegül, Cengiz, İbrahim, Oğuzhan ve şimdi adını sayamadığım bir sürü dost. Atlarıyla, at arabalarıyla bulunduğumuz yeri şenlik meydanına çevirdiler ve havayı değiştiriverdiler. İçimdeki kara da dağılır gibi oldu biraz. Hep [...]

Devamı…

14 Mayıs 2011 Sabah kahvaltıyı Ayhan getirdi. Bir taraftan hazırlanıyor, bir taraftan da akşam konuştuğumuz gibi kolumdaki sedefi yazmaya çalışıyordu. ‘’İyileşecek’’ dedi. ’’Etrafını çeviriyorum.’’ Cihanbeyli’ye 18 km var. O da demek oluyor ki bugün 18 km yürüyeceğiz. Hava kapalıydı ve her an yağmur indirecekmiş gibi bir hali vardı. Yarım saat sonra kahvaltıyı yapmış ve hazırlanmış [...]

Devamı…

13 Mayıs 2011 İşte develer bizimle birlikte yürürken onların da duyguları olduğunu, bizler gibi hayvanların da bir can taşıdığını, suya, yiyeceğe onlarında ihtiyacı olduğunu anlatmak istiyor. En önemlisi de her hayvan bir evrim taşıyıcısıdır. Varoluşunun bir anlamı ve mesajı vardır. Kendi sessiz dünyalarında başka başka anlamlar vardır. İnsan konuşmayı bir üstünlük saymasın! Bilgelik sessizliktedir. Davranıştadır. [...]

Devamı…

10 Mayıs 2011 Ertesi sabah dünkü yağmurlu hava yerini açık ama serin bir havaya terk etmişti. Tam yürüyüş havasıydı. Sabah er vakitte yeniden yola düştüğümüzde tarlalarda çıkan minik koyu yeşile çalan rengi ile acıyavşanlar dikkatimi çekiyordu hep. Annem hep anlatırdı. Küçükken bizi bu otla büyütmüş. Karnımız ağrıdığında, betimiz benzimiz soluk olduğunda, zayıf düştüğümüzde, hatta sinirle [...]

Devamı…

Ardı ardına çıkarılan ve doğanın talan edilmesinin önünü açan kanunlar tehlike arz ediyor! 25 Ekim 2010′da Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı ile Milli Park Doğal Sit Özel Çevre Koruma Bölgeleri vb alanlar yatırımlara açık hale getirilmişti. ‘Sürdürülebilir Kalkınma’ ve ‘Koruma – Kullanma dengesi’ ifadeleriyle kılıf giydirilen bu yasa tasarısında, Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Kurulu [...]

Devamı…

HES Nedir?

Yorum yok

HES, suyumuzun satılmasıdır. Türkiye’nin tüm dereleri elektrik üretme bahanesi ile özel şirketlere satıldı. Yatağından alınan su denize ulaşana dek borulara hapsedilecek. Yapılması planlanan 2 bin HES bittiğinde derelerimiz kuruyacak ne doğa ne de insan için su kalacak. Suyun kullanım hakkı 49 yıllığına HES yapan şirkette olacak köylünün yüzyıllardır özgürce kullandığı suyun denetimi artık özel şirketlerde [...]

Devamı…

Çatalhöyük’ten ayrıldığımızda sabahın erken saatleriydi. Doğu Karadeniz Kervanı’ndan Sinan ve Safiye biraz daha yürüyüp yol ayrımında ayrıldılar bizden. Onları uğurlayıp yolumuza devam ettik. Akşamüzeri Abditolu’da bir okul bahçesinde yer gösterdiler bize. Hemen arkamızda geniş bir çayırlık alan vardı. Çocuklar develere bir hayli ilgi gösterdi. Develerden sonra çadıra gelip içeriye çevirdiler meraklı gözlerini. Bir taraftan demlenen [...]

Devamı…